3 Ekim – Incantation(2022)- 55 (Aslıyla)
4 Ekim – Oldboy(2003) – 87
8 Ekim – Nosferatu(2024) – 73
12 Ekim – One Battle After Another(2025) – 60
18 Ekim – Godfather(1972) – 100 (Aslıyla)
22 Ekim – Kıbrıs’ın Elli Yılı Belgeseli(1999) 32. gün
23 Ekim – Vizontele(2001) – 88
26 Ekim – Dr. No(1962) – 81
28 Ekim – From Russia With Love(1963)- 86
29 Ekim – Goldfinger(1964) – 60
31 Ekim – İklimler(2006) – 80
Çok farklı filmler izlediğim bir ay oldu.
İlk filmin dandikliği başından belliydi, netflix yapmı herhangi bir şey artık zaten izlemiyorum balık baştan kokar hesabı, ancak kardeşimi kıramadım.
Ondan sonra Oldboy izledim, epeydir izleyecektim vakit bulamıyordum. Mubi üyeliğimin bittiği gece izledim ve epey beğendim. Epey ilginç ve ağır bir filmdi, kalitesi yadsınamaz. O kadar da bana epey hitap etmedi ama, kore filmleri bana o kadar da gelmiyor.
Nosferatu ok filmdi, ancak yönetmenin diğer filmlerinin seviyesinde değildi.
Normalde ABD “sol”cularının Trump’ı alaya almak veya güya faşizmi ve onun tehlikesini göstermek için yaptığı filmleri izlemiyorum. Ancak bu sefer bir istisna yaptım, yönetmen Paul Thomas Anderson en beğendiğim yönetmenlerden olduğu için. Babamla sinemada gittik. Maalesef çok vasattı mükemmel Sean Penn karakteri ve başroldeki melez kızımız hariç.
Asıl beni çok mutlu eden, Aslı’nın bana Godfather izleme teklifiyle gelmesi oldu. Benim için adeta bir abilik “rite of passage”ı oldu, onunla izlemek çok keyifliydi. Filmi de beğendi, bu da beni ziyadesiyle mutlu etti. Film hakkında bir şey söyleme gereği duymuyorum, artık ezberledim zaten.
Artık türk sinemasına dönmek istiyordum, epeydir izlemek istediğim Vizontele denk geldi. Gerçekten hem komedisiyle hem dramıyla başarılı bir film olmuş. Oğlanın filmin sonunda “TC’nin kıbrıs savaşında” şehit düşeceğini de direkt anlamıştım görür görmez, ondan önceki gün de 32. günde kıbrıs belgeseli izlemem ilginç bir tesadüf oldu.
Sean Connery ve ilk üç klasik bond filmi. Bunları da epey merak ediyordum, uzun zamandır listemdeydiler. Çok detaylı yazmak istemiyorum çünkü bu ay Daniel Craig filmlerini de izleyip mukayeseli bir yazı yazmak gibi bir planım var. Tek bir şey söylemem gerekiyorsa ancak, Sean Connery mükemmel, böyle bir karizma olamaz.
Ayın son gününde de ikinci Nuri Bilge filmimi izledim. Film hoşuma gitti benim resmen hiçbir şey anlatmasa dahi. Bağ kurdum, Başrol Nuri bey yakın hissettirdi bana. Yaptığı şeyleri ben de yapabilirmişim gibi. Ancak oyunculuğu epey zayıf olmuş, o yazarlık yönetmenlikten devam. Yengemiz epey iyi oynamış ama yine.