Aralık 2025


11 Aralık- Heat(1995) – 85

12 Aralık – Hell or High water(2016) – 83

13 Aralık – Syriana(2005) – 75

14 Aralık- Bulantı(2015) – 76

16 Aralık – Bir Zamanlar Anadolu’da(2011) – 85

20 Aralık – Sonbahar(2008) – 81

22 Aralık – Interstellar(2014) – 84

27 Aralık – Kaybedenler Kulübü(2011) – 10

Heat’i uzun zamandır izleyecektim, uzunluğu gözümü korkutuyordu. Sonunda açtım izledim, tam izlemelik bir amerikan filmi olmuş. Hiç sıkmıyor, gerçekten ustaca bir iş çıkarılmış. Her şeyiyle bir Holywood klasiği olmuş.

Hell or High water da yine güzel bir amerikan filmiydi, benzer bir ayardaydı. Çok keyiflen izledim, bu tarz amerikan filmleri arada gidiyor.

Syriana iyi olmaya çalışmış, ama o kadar da iyi olamamış bir filmdi. Yine güzel anları vardı, zaten bir şortta gözüme çarpmıştı da izlemiştim. Ancak yine amerikanca olarak “its reach somewhat exceeds its grasp” denilebilir.

Ardından yine Türk filmlerine döndüm, Bulantı sıradaki Zeki Demirkubuz filmimdi. Şimdiye kadarki en az beğendiğim filmiydi ancak yine bunu da beğendim, hitap ediyor bana filmleri. Sırada Doğulu filmini izlemek istiyorum.

Bir Zamanlar Anadolu’da da uzun zamandır izleyeceğim filmlerdendi, bunu da beğendim ama bu da beklentilerimin altındaydı, bilmiyorum belki beklentilerimi çok yukarı çekmişim. Güzel filmdi ama yine, özellikle de efsanevi muhtar sahnesi. Artık bizim eve de kuzu etinden başka et girmiyor. Nuri Bilge’den de sırada yine Doğulu filmini izlemek istiyorum.

Sonbahar süper filmdi aslında, gerçekten çok beğendim. Ama çok sıkıcıydı ya, yönetmenin ilk filmiydi herhalde. Ama harbi iyi filmdi, sondaki müzik de süperdi. Karadeniz yaylaları da süperdi.

Interstellar hep sevdiğim, aslında o kadar da iyi bir film olmadığı fark etmeme rağmen sevmeye devam ettiğim bir film. Bazen hadi len oradan diyorsun, diğer her Nolan filminde olduğu gibi, ama izletiyor kendini. Sevdiğim bir hocam derste filmden bir alıntı yapmıştı filmden: “It’s not possible”. “No, it’s necessary” demişti. Hoca o alıntıyı neyin üstüne yaptı hala hatırlamıyorum ama sahne de süper.

Kaybedenler Kulübü çok kötü filmdi ya, o kadar kötüydü ki iyiydi artık. Sanki böyle bir ergen fantezisi, arada da İstanbul manzaraları geçiyor falan. Ama çok rezildi, öyle böyle değil. Eğlendim yine de.

Bu seneyi de bitirdik. Aklımda var bir yıl sonu raporunu çıkarmak, bir özet niteliğinde. Yakında yapacağım inşallah onu da.