Geri geldim.
Epeydir yazmıyordum buralara. Arada nadasa bırakmak da lazım. Ancak şimdi geri döndüm. Geri dönüşümü de epeydir ertelediğim neydik ne olduk yazısıyla yapmak istedim.
Education is the best provision for old age
Aristo
Bu bloga başlayalı iki yılı biraz geçmiş. Aldığım en iyi kararlardan. Başlamamdaki sebeplerden biri yukarıdaki alıntıyla alakalı. Yaşlanınca ne yapacağım diye sık sık düşünürüm, yapım gereği kısa değil uzun vadelerin adamıyım. Bu yazdıklarımı okur, çoluk çocukla bir şeyler izlerim diye kuruyordum. Onlarla belki bu yazıları paylaşırım, kendim dönüp bir geçmişe bakarım.
Bu önemli çünkü, annemle izlediğim filmler önemli benim için. Dolayısıyla gelecekte, inşallah, ailemle izleyeceğim filmler de önemli. Bir şeyler paylaşmaktır. O aile kısmına epey var gibi gözüküyor şimdilik, ancak kendi yazılarımdan, onlara dönüp bakmaktan daha şimdiden epey memnunum.
Ne izledimler hariç 21 yazı yazmışım, azımsanamayacak bir miktar. İlkinden sonuncusuna hepsinden de memnunum. Ne izledimlerle de beraber resmen kırkı çıkmış blogun, hayırlı uğurlu olsun.
150 film, epey de dizi izlemişim. Bu izlediğim filmlerin iyi bir kısmını da beğenmişim, hatta çok beğenmişim. Ya da notum bol. Ya da her ikisi de…
Ancak gerçek şaheserler izledim kesinlikle beni çok etkileyen. Match Point, Apocalypse Now, Sopranos, True Detective, Kader…
Epey yol katetmişim aslında bu sinemaseverlik maceramda bu iki yılda. Mithat Alam’a alıştım ve orayı gerçekten güzelce kullandım. Sevdiklerimle paylaştım yapabildiğim raddede bu zevkimi. Zeki Demirkubuz’la tanıştım. Kallavi bir sinema dersi aldım. Bu hız ve tüketim çağında DvDnin önemini tekrardan anladım, o konuda da projelerim var.
Yazılarımın sadece filme kısıtlı eleştirilerden ziyade filmler üzerinde daha geniş konulara değinebilecek denemeler olmasını istiyordum başlarken. Bunu başardığımı hissediyorum, çünkü çok geniş konulara değinmişim izlediğim filmler üzerinden. Zaten film dediğinde bir ölçüde kendini aşabildiği ölçüde başarılıdır.
Ne izledimler oturdu gibi, her izlediğim üzerine artık az çok bir şey zorlanmadan isteyerek ve otomatikman yazıyorum. Bu işi de zorla değil severek yapıyorum kesinlikle. Bu çok mühim bir şey.
Sonuç olarak şu anda arkamda gurur duyduğum bir blogum ve güzel bir sinemasever yolculuğum var. Bunlar büyüyerek ve gelişerek devam de edecek. Gelecek için umutluyum, daha izlenecek epey film var. Bu da çok güzel bir şey…